Prometheus Filmini Anlamak

Mükemmel bir bilim kurgu filmi olan, 7.1 Imdb puanlı Prometheus’ la alakalı kafa kurcalayan ve derin sorulara bir cevap niteliğinde olan bu eleştirinin içerisinde birçok “spoiler” bulunur. Eğer izlemediyseniz, önce izleyin derim. Ya da hiç bulaşmayın zira ben üç gün boyunca bu filmi anlamak için düşündüm ve araştırmalar yaptım ve sonrasında birazcık anlayaraktan bu yazıyı yazmaya karara verdim 😀 İzlemeye kararlıysanız da filmi izlemeden önce bu film eleştirisini okumamanız sizin yararınıza olur, çünkü son heves bükücünüz olmak istemem. 🙂

* En başta belirtmek isterim ki Prometheus sizi düşünmeye zorlayan, aklında bir sürü deli soruların oluşmasına neden olan türden bir bilim kurgu filmi. Prometheus’ un kafalarda oluşturduğu soru işaretlerine kesin bir cevap bulmak maalesef ki imkansız. Fakat, bu yazıyı yazarken başka kaynaklardan da yararlandım ve en iyi derlemeyi yaptığımı söyleyebilirim.

Prometheus Yunan mitolojisine dayanır. Mite göre; insanlığa acıyan, onların kullanılmasına ve cahilliğine razı olamayan Prometheus , bilgi ateşini Zeus’dan çalar ve insanlığa onu sunar. Doğal olarak Zeus duyunca olan biteni, kahramanımız Prometheus’u bu davranışından dolayı cezalandırmaktan geri kalmaz. Prometheus ise haklı gördüğü davadan pişman olmaz ve insanların onu bu zulümden kurtaracağı günü bekler. Peki bu mitle filmin başlığının ne alakası var? Bence, Prometheus’u kişisel olarak algılamayıp daha temasal ve karakteristik bir açıdan düşünmemiz lazım. Scott’ un filminde “Prometheus” uzay gemisinin adıdır. Yani, mühendislere bilgiyi sunan karakterize edilmiş gemidir, olayların geçtiği ve onlara yön veren içinde yaşadıkları “gemi” olmuştur.

Filmin başında yaratıcının içtiği siyah yapışkan madde nedir? Ne anlama geliyor?


İlk sahnenin görselleriyle çok ilgi çekici ve şaşırtıcı olmasının yanında anlaşılmaz geldiği doğrudur. Fakat, başlangıçta gördüğümüz sahne yeryüzünün yaratılışını gözler önüne seriyor. Dev uzay aracı mühendisi yeryüzüne bırakıyor. Mühendisin veya “yaratıcının” görevi ise bulunduğu gezegeni yaşam için uygun hale getirmek. Buraya kadar anladık, gelelim soruya. Bence filmin başında içtiği siyah yapışkan madde mühendisin kendi yapısını çökertmesine neden olarak DNA’ sı aracılığıyla yeryüzü üzerinde hayatı yaymaya çalışmasının bir aracıdır. Ama gerçekten mühendisin parçalara ayrılırken ki şaşkınlığını kelimelerle ifade etmek zor gibi görünüyor.

****************************************************************

Diğer bir görüş ise ;

Prometheus ekibinin gittiği gezegenin adı LV-223. Devam etmeden belirtelim: Hayır, bu gezegen Alien’daki gezegen değil, dolayısıyla Alien’daki uzay gemisi ile buradaki de aynı değil (fakat iki gezegen de, LV-223 ve LV-426, Zeta Reticuli adı verilen yıldız sisteminde yer alıyor.

İlginizi çekerse, LV kod adının İncil’in Levililer bölümünden geldiği ve iki gezegenin numarasının da kutsal kitaptaki ayetleri ifade ettiği söyleniyor. Bu gezegende Mühendisler, Kimyasal A0-3959X.91 – 15 olarak bilinen son derece dirençli ve ölümcül bir mutajenik patojen serisi üretip bunları gemilerde depoluyordu.

Zirâ Mühendisler’in ana planı, Kara Likid adı da verilen bu zehirli patojenleri gemilerinde taşıyıp onları, yaşamın oluşmasına ön ayak ettikleri gezegen olan Dünya üzerine salmaktı. Diğer bir deyişle plan, bir insan soykırımından ibaretti.

Sayısız vazolar içinde depolanan patojen, Prometheus ekibinin gemiye girmesiyle serbest kalıyor ve survival bezeli gerilim, gemiye atılan ilk adımda başlıyor. Fakat biz anlatıdan kopmayalım.

Şöyle ki, patojeni taşıyan canlıların mutasyon geçirme paradigması, etkileşime geçilen canlıya bağlı olarak değişiklik göstermekte. Bu noktada iş biraz karışabilir, çünkü akılda tutulması gereken önemli bir husus var ki, patojen, etkileşime geçtiği herkese aynı etkiyi yaratmıyor.

Hem Prometheus’ta hem Alien serisinde bunun sayısız örneği mevcut. Meselâ vazoların dibinde gezinen, geminin ekosistemine ait solucanlar, patojene maruz kalınca büyüyüp başkalaşım geçirir ve ‘hammerpede’ denen neredeyse bambaşka bir canlıya dönüşüp Millburn’ü öldürür.

Aykırılığıyla akla kazınan jeolog Fifield ise yere düşüp kaskını çarptığında o da patojene maruz kalır ve filmin son perdesine doğru mutasyon geçirmiş bir şekilde geri döner; beş kişi bile onu püskürtmeye yetmez çünkü mutasyon sayesinde çok güçlenmiştir. Yine başka bir taşıyıcı, sevgilisiyle girdiği cinsel ilişki sonucunda, Elizabeth Shaw (Noomi Rapace) olur. Malum, o da virüsün mahsûlü olan bambaşka bir canlı doğurur.

Temelde asalak olan bu canlı da (Trilobit) filmin final dakikalarında Mühendis’i kovan olarak kullanarak bir tür xenomorph doğuracaktır. Özetle patojenin etkileri, patojeni taşıyan canlıya göre değişiyor ama karakteri hep aynı: Yıkıcı, öldürücü ve bulaşıcı.

Yukarıdan aşağıya: Hammerpede ve canlı kozalamaya çalışan Trilobit

Fakat bilerek mi veriliyor, yoksa kimsenin farkında olmadan mı yanına alabilmiş, tam olarak emin olmadığımız bir hikâye sonucu, elinde bir miktar Kara Likid var. İyi Mühendis, kendisini bıraktıkları gemi ufukta kaybolurken virüsü içip kendini feda ederek nehirde yaşamın doğmasına ve dolayısıyla xenomorph’ların ortaya çıkıp gezegendeki Mühendis gemilerine saldırmasına neden oluyor.

Saldırı sonucunda ise gemideki virüs, tıpkı Prometheus ekibinin 2000 yıl sonra yapacağı gibi, tetiklenip serbest kalıyor. Neden 2000 yıl diye sorarsanız, bunun da filmde bir açıklaması var zirâ geminin karbon yaşı, 2000 yıl öncesine tarihleniyor. Özet olarak, gemiler hiçbir zaman kalkamıyor ve canını kurtarmak isteyen Mühendisler, kendilerini uyku odasında muhafaza etmeye çalışıyorlar. Bildiğiniz üzere üçü ölürken, biri kurtuluyor. Yani bu teorilere göre bile hala muallakta kalan ve tam oturmayan şeyler maalesef ki hala mevcut.

Niçin David Halloway’i zehirliyor?

Yapay zeka olan David’e film boyunca kötü bir karakter çiziyor diyemeyiz, çünkü David duyguları hissetme gibi insanı insan yapan temel özelliklere sahip değil. Peki, kötülük potansiyeli taşımayan David, Halloway’i hiçbir amaca riayet etmiyor gibi gözüken siyah yapışkan maddeyle neden zehirliyor? Açıkça söylemek gerekirse filmin sonuna kadar yapay zekanın iş arkadaşını öldürme sebebine açıklık getirilmiyor. Fakat, eleştirmenler bu konuya şu şekilde açıklık getiriyor: David’in filmde üstlendiği çok önemli bir görevi var: Weyland’ de sonsuza kadar yaşamanın bir yolunu bulmak. Bu yüzden, David’in Halloway’ e ilaç vermesi mantıklı gibi görünüyor çünkü David siyah yapışkan maddenin Weyland için bir anahtar olup olmadığını görmek ve denemek istedi. O ayrıca siyah yapışkan maddeyi alienlara karşı silah üretmek için bir potansiyel olduğunu düşünmesi de bir ihtimaldir, her ne kadar David o silahın kendi takım arkadaşları için bir tehdit oluşturacağını hesaba katmamış olsa bile.

Yaratıcılar neden aniden Dünyayı yok etmeye karar veriyor?


Yaratıcılar cryo- stasis’ den uyandıktan sonra, en yakın uzay aracına atlayıp yok olması için hedef alınan Dünya’ ya doğru yol alırlar. Dolayısıyla, Shaw (Rapace) uzay aracının dünyaya çarpmasına engel olmak için Elba’yı ikna ediyor ve başarılı da oluyor. Şimdi gelelim kafaları karıştıran soruya. Ani bir kararla demek çok doğru bir tabir olmasa da, “aniden” kelimesi mühendislerin yaratıcılar olarak bize karşı kızgın olduklarına vurgu yapmak için söylenebilir. Filmin yönetmeni olan Ridley Scott filmde tanrılar olarak bilinen mühendislerin neden bize kızgın olduklarını açıklığa kavuşturan sahnelerin var olduğunu söylüyor. “daha iyi bir sürümü üretmek için eski sürümü yok et” mottosundan yola çıkacak olursak, yaratıcıların insanlığın işlevinden memnun kalmadıklarından dolayı ve onları yetersiz gördüklerinden dolayı insanlığı yok etme çabaları bir üstün ırk olan alien’ların yaratılmasıyla sonuçlanıyor, diyebilirim.

Ayrıca, bu soruya diğer okuduğum eleştirilere göre daha teolojik açıdan da bakılıyor. Bazı eleştirmenler, filmde İsa’nın yaratıcıların gizli bir temsilcisi olduğu ve insanlığın iyi gitmediğinden dolayı yaratıcılardan dünyayı yok etmesini istediği gibi bir yaklaşımın var olduğunu söylüyor. Prometheus’un sonunda Hristiyanlığın kutsandığı savunuluyor ve Dünya’nın Amerikalılar tarafından kurtuluşu bir kanıt olarak gösteriliyor. Buda yabancı yorumcuların düşüncesi . . .

Kafanızdaki bazı suallere cevap bulduğum düşüncesindeyim. Umarım Prometheus’u izleyip benim gibi kafası karışanlara faydalı olmuşumdur. Hoşça kalın…

Kaynak:

http://www.cinemablend.com

Bizi Diğer Platformlarda Takip Et 🙂

Beğendiysen bizi takip edebilirsin :)