Türk Mitolojisi: Yaratıklar, Tanrılar ve Tanrıçalar Part 1

Mitoloji dediğimiz zaman hemen hepimizin aklına Yunan veya Antik Mısır‘a ait tanrılar, tanrıçalar ve yaratıklar geliyor olabilir. Ama çoğumuzun bilmediği bir gerçek var; Türk mitolojisine ait ögeler. Genellikle dini inançla düşünüldüğü için yaratık gibi kavramlara pek inanmıyoruz. Ama kahramanlık ve doğaüstü varlıklara ait birçok hikayemiz olduğu da aşikar. Kısaca en az Yunan kadar dikkat çekici bir Türk mitolojisi olduğunu bilmemiz gerekiyor.

Yunan mitolojisindeki Sentorlar, Satirler; Mısır mitolojisindeki Anubis, Ra, Bastet gibi ilgi çekici olan Türk mitolojisi yaratıkları, tanrıları ve tanrıçaları hangileri bu yazımızda bahsetmek istedik. Eğer mitoloji konulu filmler izlemek istiyorsanız sizler için hazırladığımız listeye göz atınız. Mitolojik kahramanlarımıza ve onların hikayelerine değineceğimiz bu yazımızda, eski Türk toplumunun dünyaya ve olaylara bakış açılarını da anlayabileceksiniz. Üstelik birçok psikanalist; mitolojinin, halkın bilinçaltını ve yaşadığı travmaları yansıttığını söylemektedir.

İşte Türk mitolojisi hakkında bilgi veren tanrılar, tanrıçalar ve yaratıklar:

Suyun Koruyucusu Su İyesi

Suv İyesi, Eğesi, Ezi, Issı, İççisi gibi daha birçok isimle anıldığını görebilirsiniz. Türk, Tatar ve Altay mitolojisinde suyun koruyucu ruhudur.Mitolojiye göre; her su kaynağının, bir iyesi bulunur. Açık renkte kıyafet giyerler ve suyun derinliklerinde, kayalıkların arasında bulunan saraylarda yaşarlar. Aynı zamanda saçsız, sakalsız ve kaşsız varlıklardır. Cisimsiz ve bazı inanışlarda denizkızı, su sunası olarak bilinen yarı balık yarı kadın varlıklardır.Su iyelerinin hareketlerini anlamak imkansızdır. Çünkü bir anda suyu dalgalandırıp barajları yıkarlar ve insanların boğulmasına neden olurlarmış. Ayrıca kuş ve yılan kılığına girebilirlermiş.

İki Kartal Başlı İnsan Semrük Bürküt

İki kartal başlı ve insan vücutlu mitolojik kareketlerdir. Türkçede bürküt,büyük kartallar için kullanılan bir kelimedir. Semrük Bürküt; bakır tırnaklı, sağ kanadı ile güneşi, sol kanadı ile ayı kaplayan mitolojik varlıktır. Bu nedenle gök kuşu olarak da isimlendirilir. Yakutlar tarafından çift başlı kartal, öksökö kuşu olarak da tanımlanır. Genellikle gök direklerinin ve kayın ağaçlarının tepesinde tasvir edilir. Ayrıca gökten yıldırım indirdikleri bilinir.Tanrı Ülgen’in sembolü olarak görülen Semrük Bürküt, Başkurt efsanesinde adı geçen karakterdir. Türk mitolojisinde, tanrıya açılan göğün kapısını bekledikleri bilinir. Aynı zamanda Çin’de görülen ying-yang sembolü, Türklerde karşılıklı iki kartal olarak tasvir edilir. Bu kartalların döndükleri merkez ise yer ile göğün ortası olarak kabul edilir.

Dişi Kurdun Sembolü Asena

Belki de en tanınmış mitolojik karakterdir. Türkiye’de dişi kurda verilen isimdir. Buna karşın Türk mitolojisi ile ilgili kaynaklarda çoğunlukla, dişi kurdun doğurduğu erkek çocuklardan birisidir. Asena efsanesinin birçok farklı şekli bulunur. Aşina, Zena, Asen, Şunnu gibi isimlerle anılan sülalenin, bu dişi kurttan türediğine inanılır. Ayrıca aslının Açina kelimesinden geldiği de bilinir.Asena efsanesinin birbirinden farklı şekilleri bulunduğunu söylemiştim. Tarih kitapları da bu konuyu farklı şekillerde aktarmaktadır. Bu efsanenin en eski haline ise Antik Çin kaynaklarında Tü’küe halkının türeyişini anlatan efsanede rastlanır. Bu efsaneye göre;

Hiung-nu’ların bir uzantısı olan Tü’küe kavmi, hükümdar soyundandır ve ismi A-Se-Na’dır. Bu soy, kendine ayrı bir ordu kurar ve daha sonra komşu bir kavmin yenilgisine uğrar. Bu yenilgi sonucunda tüm kavim katledilir. Ama 10 yaşında bir çocuk, hayatta kalır. Kimse bu çocuğu öldürmeye cesaret edemez ve ayaklarını keserek bir bataklığa atarlar. Bu bataklığa ise bir dişi kurt gelir ve çocuğu etle beslemeye başlar.

Çocuk büyüdüğünde ise dişi kurtla çiftleşir ve kurt gebe kalır. Bu sırada düşmanların kralı, çocuğun yaşadığını öğrenir ve öldürmeleri için adamlarını gönderir. Çocuğu öldürmeye gelen adamlar, dişi kurdu görünce öldürmek istemezler. Dişi kurt, Turfan’ın kuzeybatısında bulunan bir dağın zirvesindeki mağaraya kaçar. Mağaranın içinde ise uzun otlarla kaplı, etrafı dağlarla çevrili bir ova vardır. Dişi kurt burada 10 oğlan çocukdoğurur. Bu çocuklar büyüyünce dışarıdan kadınlar alırlar ve soylarını kurarlar. Çocukların her biri ayrı bir soy adı alır ve birisi de A-Se-Na olur.

İyilik Tanrısı Ülgen

Türk mitolojisinde yani tengricilik döneminde, iyilik tanrısıdır. Ülken, Ulgan gibi farklı isimlerle de anılır. Göğün 16. katında yaşar ve Kayra Han’ın oğludur. Aynı zamanda Kayra Han’dan sonra ikinci derece öneme sahiptir. Tek tanrı inancına göre; Gök Tanrı’nın oğludur ve gökyüzünün hükümdarıdır. Sibirya kavimlerinde ise yaratıcı tanrı olarak isimlendirilir. Altın Dağ’da, altın bir sarayda yaşar. Ayrıca altın bir tahtta oturur.Gök cisimleri yöneten Ülgen; hava durumu, verimlilik, doğurganlık gibi konularla ilgilidir. Yani göksel ve mitolojik olayların ilk kaynağı olarak bilinir. Aynı zamanda biri beyaz, biri siyah iki taşla gelip, insanlara ateş yapmayı öğrettiği de söylenir. Uzun saçlı ve büyük kalkanlı bir karakterdir. Yunan mitolojisindeki “Tanrıların babası Zeus” gibi yıldırımlar ve şimşeklerle tasvir edilir. Yıldırımla vurduğu yerin ise kutsandığı düşünülür.

Ülgen’in 7’şer oğlu ve kızı vardır. Eşinden ise Taz Hanım (Kel Hanım) olarak, birkaç kaynakta bahsedilir. Kendisi gibi çocuklarının da insan şeklinde göründüğü bilinir. Göğün hakimi olduğu için mavi renk ile simgelenir. Ayrıca dünyayı taşıması için 3 balık yaratır. Göğün 16. katı olarak belirtilen yaşadığı yer ise Ay, Güneş ve yıldızlardan çok uzaktadır. Sağında ve solunda iki ak Güneş bulunur. Bunlar ise kendisine ulaşmak isteyen şamanlar için bir engeldir. Şamanların en güçlüsünün bile Altın kazık yani Kutup Yıldızı’na kadar ulaşabildiği söylenir.

Yaratıcı Tanrı Kayra Han

Kayır Han, Kayrakan gibi isimleri de bulunur. Ama Kara Han ile karıştırılmamalıdır. Türk Altay mitolojisinde Yaratıcı Tanrı veya Baş Tanrıdır. Babasının, ilk tanrı olan Gök Tengri olduğu söylenirken, annesinin olmadığı bilinir. Göğün 17. katında oturur ve diğer bütün tanrıların yaratıcısıdır. Evrenin kaderini belirleyen ve iyilik yönü ağır basan bir tanrıdır. Yeryüzünü yaratıp, dokuz dallı bir ağaç dikmiştir. Bu ağacın yer ile göğü birbirine bağlayan “Uluğ Kayın” (yaşam ağacı) olduğu bilinir. İnsanların atası olan dokuz kişi de bu ağacın dallarında türeyerek, dokuz boy ortaya çıkar.Altayların yaratılış efsanesinde de Kayra Han, dünyanın yaratıcısıdır. Tüm gök tengricilikte, Erlik Han’ı cezalandıran ve ye altı tanrısı olma emrini veren tanrıdır. Yani Yunan mitolojisindeki Zeus ile aynıdır. Kayra Han’ın 4 oğlu vardır. Bunlar; Ülgen, Yer Tengri, Mergen ve Kızagan’dır. Tanrıların tanrısı olduğu için somut nitelemeler pek yapılmamıştır ve soyut yönü anlatılmıştır. Bu nedenle de insan biçimli olarak tasvir edilmemektedir. Kışları yeryüzünde, yazları ise gökyüzünde geçirdiği bilinir.

Yeraltının Kötü Tanrısı Erlik Han

Yunan mitolojisindeki Hades ile eşdeğer görülen tanrıdır. Kayra Han tarafından cezalandırılmış ve yeraltının tanrısı olarak görevlendirilmiştir. Erlik Han, kötülük yapan Tanrı ruhu olarak tanımlanır. Gök Tanrı’nın oğludur. Günümüzde ise kötü cin olarak tanımlanır. Altayların yaradılış hikayelerinden birine göre Erlik Han; dünyanın yaradılışında Kayra Han’a kötülük yapmıştır ve cezalandırılmıştır. Bu nedenle de yeraltı aleminin en alt katında yeşil demirden bir sarayda gümüş bir tahtta oturmaktadır. Bu sarayda koyu kırmızı ve çok az ışık veren bir güneş yaratmıştır. Emrinde ise dokuz semerli boğa bulunmaktadır.Efsaneye göre; hayat ağacının dallarında türeyen halkın biri için Erlik, “bu halk benim olsun” der. Kayra Han da “git kendi halkını bul” der. Daha sonra Erlik, ağacın doğuya bakan 5 dalından istifade etmesine izin verilen halkı, diğer yasaklı dört dala geçirmek için baştan çıkartır. Erkek Törüngey ile kadın Eje, Erlik’in “bu dört dal aslında size yasak değil, meyveleri de pek tatlı, dilediğiniz kadar yiyin,” lafına kanar. Erlik, ağacı bekleyen yılan uyurken ağzına girerek ağaca çıkar. Eje’ye müsaade ettiğini söyleyerek meyve sunar, Törüngey’in de ağzına sürer.

Tanrı, bu durumu fark eder ve Erlik’i cezalandırır. Eje’ye “sen benim sözümü tutmadın, bundan sonra gebe kalasın ve doğum sancısı çekesin” der. Törüngey’e ise “sen benim sözümü tutmadın, 9 kızın 9 oğlun olacak ve hepsinden sen sorumlu olacaksın, insan neslini sen çoğaltacaksın,” der. Yılana, “sen benim sözümü tutmadın, bundan böyle şeytan diye bilinesin, herkes seni ezmeye öldürmeye çalışsın,” der. Sonra da Eje, Yörüngey ve yılanı, hanesinden kovar ve dünyaya gönderir.

Kısaca bildiğimiz Adem ve Havva hikayesinin, Türk mitolojisindeki benzeridir. Erlik; atletik yapılı, sağlam gövdeli, yaşlı bir varlık olarak düşünülür. Gözleri ve kaşları kapkara tasvir edilir. Ayrıca çatal sakalının dizlerine kadar uzandığı bilinir. Kulaklarının üstü, uzun kıllarla kaplıdır. Çenesi, tokmağa; boynuzları ise ağaç köklerine benzer. Kamçısı karayılandır.

Güler Yüzlü Utkuuçi

Gökyüzünde yaşayan ve Ülgen’e en yakın olan ruhtur. İsmi güler yüzle karşılayan anlamına gelmektedir. Kurbanı, Ülgen’e ileten ruh olarak bilinir. Elindeki yayın iki ucunda, kanatlı at bulunur. Kalkanında ise çift başlı kartal simgesi yer alır. Utkucu ismiyle de anılır.

Yaşam Döngüsünü Başlatan Ak Ana

Türk ve Altay başta olmak üzere birçok mitolojide, Deniz Tanrıça’dır. Türk dillerinde; Ağ Ana, Ürüng Ene, Şura Ene olarak anılırken, Moğollarda Sagan Ece olarak bilinir. Hiçbir şey yaratılmadan önce yalnızca sonsuz su varken çıkmıştır. Tanrı Ülgen’e yaratma ilhamını vermiştir ve yine suya dönmüştür. Işıktan bir bedeni bulunur ve başında gücünü simgeleyen taç benzeri boynuzları vardır. Denizkızı gibi uzun bir balık kuyruğu da bulunur ve bu kuyruk, maviye çalan bir renktir. Etrafında denizyıldızları dolaşırken tasvir edilir.Hayatın başlangıcında, her şeye ruh veren ve yaşam döngüsünü başlayan tanrıça, Akdeniz’de yaşar. Geyik şekline girerek su yüzünden çıktığı, Göktürklerin Atası ile evlendiği söylenir.

Savaş Tanrısı Kızagan Han

Yunan mitolojisinin Ares’i; Türk mitolojisinde Kızagan Han’dır. Yani savaş tanrısıdır. Kayra Han’ın oğludur ve göğün 9. katında yaşar. Fazlasıyla kuvvetlidir. Ordu yönetme konusunda uzmandır. Kızıl yuları bulunan, kızıl bir deveye biner. Gökkuşağı ise asasıdır ve savaşçıları korur.Türk Moğol İmparatorlukları birer fetih devleti olduğu için savaşçıların önemli olduğunu biliyorsunuz. Kızagan da bu savaşçıların tanrısıdır. Türk mitolojisi kahramanları arasında ilk sırada yer alan karakterlerdendir. Masallara, efsanelere ve tarihi savaş filmlerine bu nedenle sıklıkla konu olmaktadır. Tarihte çok az askerle, kendinden kat kat üstün orduları yenmelerini sağlar.

Akıl Tanrısı Mergen Han

Pergen Han olarak da bilinir ve Türk – Altay mitolojisinde Akıl Tanrısıdır. Her şeyi bilen Mergen, aklı ve zekayı temsil eder. Kayra Han’ın oğullarından birisidir. Göğün 7. katında oturur ve bilgisi nedeniyle her şeye gücü yettiği kabul edilir. Bilgeliği sayesinde attığı okun, hedefinden şaşmadığı söylenir. İnsanlara bilgelik veren, bilimi ve felsefeyi öğreten karakterdir. Yayının iki ucunda kurt kapası vardır. Ayrıca kollukları da kurt kafası şeklindedir.Alaca bir ata binen Mergen, Yunan mitolojisindeki Hermes‘tir. Tanrı ve insanlar arasındaki iletişimi sağlayan bir habercidir.

Yaşam Ağacının Sahibi Umay Ana

Türk mitolojisinde Umay Ana, doğum ve bereketin sembolüdür. Humay, Omay ve Imay isimleriyle de anılmaktadır. Dişi olarak tasvir edinir ve iyiliği temsil eder. Doğacak olan çocukları belirler ve onları korur. Gümüş renkli uzun saçları vardır ve orta yaşlı görünür. Üç boynuzu vardır ve beyaz bir elbise giyer. Yaşam ağacının sahibi olarak tanımlanır ve yeryüzüne bereket saçar. Gökyüzünde yaşar ve yeryüzüne zaman zaman iner. Yanında kuğu veya zarif bir atla tasvir edilir.Çocuğu olmayan kişiler, kendisine kurban adar. Hamileleri korur ve umacıgibi düşsel varlıkları gönderir. Ama bu korkutucu bir anlama gelmektedir. Eğer Umay Ana, bir evdeki çocukları korumuyorsa o çocuklar ölür. Bu nedenle de Kara Umay ismiyle de anılabilir.

Duman Tanrısı Karlık Han

Ülgen’e kurbanların ruhlarını ileten karakterdir. Türk ve Altay mitolojisinde Duman Tanrısı olarak bilinir. Karluk Han ismiyle de anılır ve sembolü dumandır. İnsanların yaşamlarını denetleyen, bir değişik olduğunda da Ülgen’e ileten mitolojik karakterdir. Kurbanlar yakıldığı zaman çıkan duman, Karlık Han’ın geldiğinin habercisidir. Genellikle Suyla Han ile birlikte görülmektedir.

Yazgı Tanrısı Suyla Han

Türk ve Altay mitolojisinde Yazgı Tanrısı, Suyla Han’dır. At gözlü, kartal gagalı, eşek kulaklı ve yılan saçlı olarak tasvir edilir. Su ile Güneş ve Ay’ın ışığından yaratıldığı bilinir. Totemi, ağaçkakandır ve bu kuş, Tanrı’nın elçisi olarak kabul edilir. Suyla Han, insanları korumakla görevlidir ve Karlık Han gibi onların yaşamlarını denetler. Ülgen’in en önemli yardımcılarından birisidir. Şamana kurbanları götürürken yardımcı olarak, kötü ruhların saldırısından korur.Suyla Han’ın gözleri, otuz günlük uzaklığı görecek keskinliktedir. At Gözlü Kartal ve İki Dilli Kekeme Han gibi isimlerle de anılmaktadır. At kafasından oluşan büyük bir kalkan taşır.

Irmak Tanrısı Yayık Han

Türk ve Altay mitolojisinde Irmak Tanrısı, Yayık Han’dır. Irmaklardan ve göllerden sorumludur. 17 ırmağın buluştuğu yerde yaşamaktadır ve kamçısı şimşektir. Büyük Tufan’dan sonra gökyüzüne çıkmıştır. Irmaklara, rüzgar ve sularla hükmeder. Su yılanı ve su ejderi kılığına girebilir. İnsanları kötülükten koruduğuna inanılır. “Yayık Kaldırma” adı verilen cansız nesne kurban etme törenleri kendisi için yapılmaktadır. Ayrıca ilkbahar geldiği zaman, at ve küçükbaş hayvanların ilk sütleri, bulgur ile lapa haline getirilir ve ırmaklara saçılır.Göğün 3. katında oturan Yayık Han, şamanların düşünsel yolculuklarına yardım etmektedir. Kazak ve Kırgız hikayelerinde Tepegözü kör eden kahraman olarak adı geçer. Şamanların ayin ve törenlerinde oldukça önemli bir yeri vardır. Ayrıca Altaylar, ırmak taşkınlarında “Yayık sudan çıktı” derler. Taşan suların ruhudur ve yeryüzündeki tüm sular ona aittir.

Şaman dualarında Yayık tasviri sıklıkla yapılır. Bunlara göre; Ülgen’in habercisi, kızıl bulut kenarlı, gökkuşağı dizginli ve solgun şimşek kamçılıdır. Tuva şamanları tarafından “Ak Eren” olarak da adlandırılır. Bazılarına göreyse büyük bir ejderha görünümündedir.

Güzellik Tanrıçası Ayızıt ve Kızları

Türk ve Altay mitolojisinin Afrodit‘i, Ayızıt’tır. Yani güzellik tanrıçasıdır. Ayığsıt Hanım olarak da bilinir. Aşkın ve güzelliğin simgesi olarak betimlenir. Totemi ise kuğudur. Kuğuların kutsal sayılmasının ve onlara dokunulmamasının sebebi de budur. Gümüş tüylü bir kısrak kılığına girebilir ve gökten bu şekilde iner. Kısrağın kuyruğu ve yeleleri ise kanat biçimindedir. Ormanlarda dolaşır ve beyaz bir kalpağı vardır. Aynı zamanda omuzlarını açık bırakan bir atkısı da bulunur.Ayızıt; çocukları ve yavru hayvanları korurken, insanlara sevgi ilham eder. Sarayının kapısında elinde gümüş kaplar ve kamçılar olan bekçiler vardır. Bu bekçiler, kötü insanları içeriye almazlar. Ayızıt’ın kızları vardır ve onlar da kuğu kılığına girebilirler. Bu kızların büyülü, beyaz tülleri vardır ve bunları giydikleri zaman kuğuya dönüşürler. Ayrıca Ayızıt’ın kızları, beyaz turna kuşunu simgelerler.

Yakutlara göre Altın Kitap, Ayızıt’ın elinde bulunur. Bu kitaba, tüm insanların yaşamları kaderleri kaydedilir.

Doğum Tanrıçası Kübey Hatun

Türk ve Altay mitolojisinde, Kubay Ana ismiyle de bilinen doğum tanrıçasıdır. Doğum yapan kadınları korur ve dişiliği simgeleştiren tanrıçadır. Süt Gölü’nden tulumlarla süt getirir ve doğacak çocuğun ağzına damlatır. Böylece çocuğun dışarı çıkmak istemesini sağlar. Yaşam ağacının içinde yaşar ve bacakları, ağacın kökünü andırır. Bedeni şişman değildir ve orta yaşlı görünür. Üst kısmı çıplaktır ve göğsünden süt verir. Uzun saçları vardır ve ışık saçar. Hamile bir kadın doğum yaparken, gökten iner ve onun yanında durur; ama kadın onu göremez. Çocuk doğduktan 3 gün sonra gider.Kübey Hatun, yeryüzündeki saf ve temiz olan her şeyi korur. Bu nedenle de Temizlik Tanrıçası olarak görülür. Altay Türklerinde kayın ağacının kutsal sayılmasının nedenidir. Özellikle beyaz ulu kayın ağaçları, ilahi kabul edilir.

Türklerin Atası Oğuz Kağan

Türk ve Altay mitolojisinde Türklerin atasıdır. Annesi Ay Kağan, babası ise Kara Han’dır. Aynı zamanda Oğuz Kağan Destanı‘nın başkahramanıdır. İlk Türk devletinin kurucusu olarak kabul edilen Oğuz Kağan’ın hayatı, daha doğumundan başlayarak olağanüstü olaylarla doludur. Yüzünün maviye çalan al renkli, ağzının ise ateş gibi olduğu bilinir. Çok çabuk büyümüştür ve doğar doğmaz bir kere süt emip, ardından çiğ et yediği söylenir.Oğuz Kağan’ın gücü simgeleyen boynuzlu bir tacı vardır. Ormanda tek boynuzlu bir yaratıkla vuruşarak öldürdüğü bilinir. Bu yaratığın ise gergedan veya şeytan olduğu kabul görmüştür. Babası Kara Han’ı öldüren Oğuz Kağan, birçok boya adını vermiştir. Bu boylar; Uygurlar, Kanglılar, Kıpçaklar, Kalaçlar, Karluklardır. Aynı zamanda iki eşinden toplamda 6 oğlu olmuştur. Bunların çocukları ise Oğuz boylarını oluşturmuştur.

Bir gün avlanırken, adanın ortasında bir ağaç kovuğunda ışık saçan güzel bir kıza denk gelir. Yarsub isimli bu kızla evlenir ve 3 oğlu olur. Yıllar sonra bir gün gökten güçlü, mavi bir ışık düşer ve ortasında güzel bir kız bulur. Gök-Kal isimli bu kızın başında kutup yıldızı gibi ateşten bir ışık demeti bulunur. Bu kızla da evlenir ve 3 oğlu daha olur. Rüyasında gördüğü gümüş oku bulup getiren ilk üç oğluna, oku bölerek paylaştırır. İkinci karısından olan üç oğluna da yine rüyasında gördüğü altın oku paylaştırır.

Oğuz Kağan’ın ilk eşinden olan üç oğlu, Türk ve Altay mitolojisinde yersel kavim olan Üçokları (Uçokları) temsil ederler. İsimleri; Gök Han, Dağ Han ve Deniz Han’dır. İkinci eşinden olan üç oğlu ise mitolojide göksel kavimdir ve Bozokları temsil ederler. İsimleri ise Gün Han, Ay Han ve Yıldız Handır.

Oğuz Kağan’ın Babası Kara Han

Kayra Han ile karıştırılmamalıdır. Kara Han, Oğuz Kağan’ın babasıdır ve Kara Ulus’un önderidir. Kara Ulus ise soylu olmayan insanlar için kullanılmaktadır. On oğlu ve dokuz kızı bulunmaktadır. Soylu olmadan, halktan bir kişi iken sonradan Han’lık kazanmıştır. Türk ve Altay mitolojisinde söylencesel hakan olarak bilinir. Karadeniz’de yaşar ve Akdeniz’in yanında ikincil öneme sahip olarak görülür. Bazı kaynaklara göre Oğuz Kağan’ın babası değildir. Yalnızca soyunun Ay olarak gösterilmesinden dolayı kelime benzeşimi de olabileceği düşünülmektedir. Türklerde, kara kuzeyin sembolüdür ve gücü vurgular.

Oğuz Kağan’ın Eşleri Yarsub ve Gök-Kal

Oğuz Kağan’ın ilk eşi Yarsub’dur ve yer ile suyu temsil eder. Saçları akarsu gibi mavi, dişleri inci gibidir. Çok güzeldir ve Oğuz Kağan onu bir ağaç kovuğunda otururken görür ve onunla evlenir. Gök Han, Dağ Han ve Deniz Han isimlerinde üç oğlu olur. İkinci eşi ise Gök-Kal’dır ve gök ile havayıtemsil eder. Son derece güzel, başında ışık demeti olan bir kızdır. Gökten mavi bir ışıkla düşer. Gün Han, Ay Han ve Yıldız Han isimli üç oğlu daha olur.

Gökyüzü Kağanı Gök Han

Türk ve Altay mitolojisinde Gökyüzü Kağanı‘dır. Oğuz Kağan’ın ilk eşi Yarsub’dan doğan oğludur. Gök Han, Türk yurdunun sınırsızlığını ve enginliğini simgelemektedir. Bu nedenle de gökyüzünün sonsuzluğu, büyük bir önem arz etmektedir. Totemi, sungur kuşudur ve maviye çalan rengi vardır. Diğer kuşları avlamaktadır.

Dağ Kağanı Dağ Han

Türk ve Altay mitolojisinde, Dağ Kağanı‘dır. Oğuz Kağan’ın ilk eşinden olan oğludur. Dağ Han’ın totemi, uçkuştur. Türk devletinin, ululuğunu ve büyüklüğünü simgelemektedir. Bu nedenle de bazı dağlar, Türklerde kutsaldır. Örneğin; Altay ve Tanrı Dağı. Bunlara ek olarak mitolojik dağlar da vardır ve bunların en önemlileri; gökyüzündeki Altındağ, yeraltındaki Bakırdağ, yeryüzündeki Demirdağ’dır. Altındağ, dokuz rüzgarın kesiştiği yerde başlamaktadır. Demirdağ ise dokuz ırmağın kavuştuğu yerdedir. Bakırdağ ise dokuz yeraltı denizinin birleştiği yerde bulunur.

Deniz Kağanı Deniz Han

Türk ve Altay mitolojisinde Deniz Kağanı’dır. Tengiz Han olarak da isimlendirilir. Oğuz Kağan’ın ilk eşinden olan son oğludur. Türk Devleti’nin denizlerdeki egemenliğini ve enginliğini simgelemektedir. Totemi, çakır kuşudur ve maviye çalan renklidir. Aynı zamanda çakır kışının denizi çağrıştırdığı bilinir. Ek olarak Oğuz Kağan Destan’ında gökten inen kurt,mavi bir ışık içindedir. Deniz Han’ın ismini bu şekilde aldığı bilinir.

İkinci Part İçin Tıklayın

BU YAZIMIZA TEPKİNİZ NEDİR ?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid

YAZAR HAKKINDA

güldeniz isak güldeniz isak Kendi halinde bir Mühendis (inşaat) Gezmek, Eğlence ve Para harcamak en sevdiği şeyler :)
Sosyal Medyada Paylaşın:
Etiketler:
ilginc

1
Kimler Neler Demiş?

avatar
 
smilegrinwinkmrgreenneutraltwistedarrowshockunamusedcooleviloopsrazzrollcryeeklolmadsadexclamationquestionideahmmbegwhewchucklesillyenvyshutmouth
Photo and Image Files
 
 
 
Audio and Video Files
 
 
 
Other File Types
 
 
 
1 Comment threads
0 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
0 Comment authors
Türk Mitolojisi: Yaratıklar, Tanrılar ve Tanrıçalar Part 2 – Hayalistic Recent comment authors
  Subscribe  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
trackback

[…] İlk Part İçin Tıklayın […]

Content Protection by DMCA.com
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
film izle , evden eve nakliyat , youtube mp3 ,