Duyuru!

Türk Mitolojisi: Yaratıklar, Tanrılar ve Tanrıçalar Part 2

İşte Türk mitolojisi hakkında bilgi veren tanrılar, tanrıçalar ve yaratıklar part 2:

Güneş Kağanı Gün Han

Türk ve Altay mitolojisinde Güneş Kağanı‘dır. Oğuz Kağan’ın ikinci eşinden doğan oğludur. Gün Han’dan türeyen boylar arasında en bilineni, Kayı Boyu‘dur ve bildiğiniz gibi bu boy, Osmanlı Devleti’ni kurmuştur. Güneş’e duyulan hayranlığın, mitolojik halidir. Gün Han’ın totemi, laçın kuşudur. Şahin olarak da bilinir ve diğer kuşları avlaması için kullanılır. Gün Han, altın bir otağ kurdurmuştur ve sağ tarafına 40 kulaç yüksekliğinde bir direk diktirmiştir. Bunun üzerine de altın bir tavuk koydurmuştur. Türk mitolojisinde altın, Güneş’i sembolize etmektedir.

Ay Kağanı Ay Han

Oğuz Kağan’ın ikinci eşinden olan oğludur ve ongunu kartaldır. Kartal, hükümranlığını temsil etmektedir. Türk ve Altay mitolojisinde Ay Kağanı’dır. Sara Han ve Hara Han olarak da anılır. Ay, birçok kültürde dişil bir varlıkken, Türklerde hem dişi hem de erkek Ay Tanrısı bulunur. Ama Ay Han bir tanrı değil, kutsal bir kişi olarak görülür.

Yıldız Kağanı Yıldız Han

Türk ve Altay mitolojisinde, Yıldız Kağanı’dır. Oğuz Kağan’ın ikinci eşinden olan oğludur. Yıldızlar, yön bulma ve yol gösterme özelliğine sahiptir. Yıldız Han da bunları nitelemektedir. Yıldızların simgesel olarak kişiliğe bürünmüş halidir. Ongunu, atmacadır.

Kartal Tanrıça Bürküt Ana

Kartal Ana olarak anılır ve Türk, Altay, Moğol mitolojisinde Kartal Tanrıça‘dır. Şamanları yeryüzüne getiren tanrıdır. İnanışa göre; Şaman olacak bir çocuğun ruhu, bir kartal tarafından yutulur. Daha sonra kartal, güneşli bir bölgeye göç eder ve çayırların ortasında bir kızıl çam ve bir kara kayın olan yere gelir. Kartal yumurtayı burada ağaçlardan birisinin tepesine bırakır. Yumurta bir süre sonra çatlar ve içinden bir çocuk çıkarak, ağacın altındaki beşiğe düşer.

Bazı Türk boyları, kartaldan türediklerine inanır. İyi şamanların, kızıl çam üzerindeki kızıl yumurtadan; kötü şamanların ise kara kayın üzerindeki kara yumurtadan çıktıkları bilinir. Kartallar ise ömrü boyunca şamanları korurlar ve yardımcı olurlar. Bu kartalın ise çok büyük olduğu ve sol kanadıyla ayı, sağ kanadıyla da güneşi kapladığı bilinir.

Gökyüzü Tanrısı Ürüng Ayığ Toyon

Türk, Altay ve Yakut mitolojisinde, Gökyüzü Tanrısı‘dır. Ürüng Ay Toyon, Ayığ Han ve Ayıh Han gibi isimlerle de anılır. İnanışa göre; ilk insanı o yaratmıştır ve dünyayı idare eder. Yaratıcı ruhların da lideridir. İnsanların sahip olduğu yetenekleri o vermektedir ve ilham kaynağıdır. Toprağın bereketli olmasını da sağlayan Ürüng Ayığ Toyon, yaratıcılıkla ilgili tüm unsurların kaynağı olarak görülür. Yiğitleri ölümden kurtardığına ve ölen kahramanlara yeniden can verdiğine inanılır. Ürüng kelimesi, beyaz, saf ve temiz olarak tasvir edilmektedir.

Ürüng Ayığ Toyon’a, beyaz at kurban edilir ve canlı olarak doğaya salınır. Bundan sonra kimse o hayvana el sürmez. Göğün 13. katında oturur ve insanların ısınması için Güneş’i yaratmıştır. Görünüm olarak ulu ve nurlu olarak tasvir edilir. Elinde ise kurt başlı bir asa vardır. Ongunu da kartaldır. Eşinin ise Kübey Hatun olduğu bilinir. Kimi kaynaklar ise eşinin Ayızıt olduğunu göstermektedir.

Yakut halkının inanışında da gökyüzünün tanrısıdır. Gökyüzünün en üstünde, iki beyaz güneş ile yaşayan yaşlı bir adam olarak tasvir edilir. İki beyaz güneşi birbirinden ayırarak, insanların ısınması için 3. Güneşiyaratmıştır.

Loğusa Kadınların Düşmanı AlKarısı

Türk, Anadolu ve Altay halklarının inancına göre loğusa dönemindeki(yeni doğum yapan) kadınlara ve atlara musallat olduğuna inanılan yaratıktır. Bu efsanenin temeli ise Şamanizm’e uzanmaktadır. İnanışa göre; loğusa kadınların ve yeni doğmuş çocukların ciğerleriyle beklenmektedir. Korunmak için de çeşitli yöntemlere başvurulur. Loğusa kadın yalnız bırakılmak, ışık sürekli açık tutmak, başucuna Kuran-ı Kerim koymak, yüzünü kırmızı örtü ile örtmek gibi yöntemlerdir. Alkarısı’nın, albastıya neden olduğuna inanılmaktadır.

Tevrat ve İncil’e göre Alkarısı’nın, Adem’in ilk karısı olduğuna inanılan Lilith ile de eşleştirildiği bilinmektedir. Türk mitolojisi yaratıkları arasında olan Alkarısı, kırmızı ve uzun bir elbise giyer. Çirkin, uzun boylu, iyi yapılı ve dağınık saçlı olarak tasvir edilir. Bazılarına göre tek gözlü çirkin bir yaratıktır. Bazıları ise Alkarısı’nın, dünyanın en güzel kadını olduğu söylemektedir. En çok sevdiği şeyin, at yelesini örmek olduğu bilinir.

Yer Tanrıçası Ötügen Ana

Yer Tanrıçası olarak da bilinir. Devleti, hakimiyeti, hayvanları ve toprakla ilgili tüm ürünleri koruyan tanrıçadır. Sular, dağlar ve ağaçlarla bir bütündür. Bu nedenle de her şeyin anası olarak tanımlanır. Aynı zamanda yabani hayvanların sahibesi olarak da bilinir. Ölen insanların da göğsüne geri dönüp, yeniden doğduğuna inanılır.

Elinde dokuz kartal başlı bir asa bulunur. Bu asanın, hayat ağacını temsil ettiği bilinir ve beş tanesi doğuya, dört tanesi batıya bakmaktadır. Melek kanatları ile tasvir edilir ve elinde karşılıklı (ying-yang’a benzer şekilde) iki kartal kafasından oluşan kalkanı vardır.

Kutsal Yol Gösterici Sigun Geyik

Sigun Geyik olarak da adlandırılır ve Türk, Altay, Moğol mitolojisinde kutsal geyiktir. Türk lehçesinde alageyik olarak da bilinir. Türk mitolojisi hayvanları arasında kutsaldır. Bazı Türk ve Moğol boyları, soylarının bu hayvandan türediğine inanılır. Bu soyun bir kolu, Gökkurt iken; diğer kolu Gökgeyik’tir. Ayrıca geyik sürülerinin başında bulunan idareci kurtlara da Gökgeyik ismi verilir. Bu geyiklerin, boynuzları ise en önemli sembolleridir. Dokuz boynuzluğudur ve boynuzlar, dokuz budaklıdır. Aynı zamanda yeryüzünün simgesidir. Anadolu ve Asya halı desenlerinde de geyik motifinin bolca işlendiği bilinmektedir.

Bir Türk efsanesinde bu geyikten şu şekilde bahsedilir. Türklerin ataları hayatlarını bir mağaranın içinde sürdürürdü. Her gün güneş battığında göl ruhu, ak geyik şekline giren kocasını deniz altına götürüp, sabah olunca denizden çıkarırdı. Bu geyik, öküz başlı ve at kuyruklu tasvir edilirdi. Kutlu bir hayvan olarak da erenlerin ve ozanların yanında yer aldıkları bilinir.

Geyik; Türklere Ergenekon‘a girişte, Hunlara batıya göçlerinde yol göstermiştir.

Çocukların İsim Babası Gök Sakallı Hızır

Kayın ağacından inip insanlara yardım eden ve çocuklara isim veren mitolojik karakterdir. Altın sakallı, ay koca olarak da tasvir edilmektedir. Ak-boz olarak tarif edilen bir ata binmektedir. Bu at; kanatlı, boynuzlu veya balık pullu ve kuyruklu olarak tasvir edilmektedir. Gök Sakallı Hızır, ölüme çare aramıştır ve yolu süt gölüne düşmüştür. Burada havada uçmak için kanatlı, suda yüzmek için yüzgeçli atlara rastlamıştır. Uçan atların kanatlarını uçmamaları için kırmıştır ve diğer atlarla çiftleştirmiştir. Cins atlar da bu şekilde türemiştir. Aynı zamanda Hızır’ın atı bengisu içtiği için ölümsüzdür.

Elinde kurt başlı bir asa tutar ve buna çevgen denir. Diğer elinde de yine kurt başlı, bir kama tutmaktadır.

Ateş Tanrıçası Od Ana

Od Ana ismiyle de bilinen tanrıça, Türk, Altay ve Tatar mitolojisinde Ateş Tanrıçasıdır. Ocağı ve içinde yaşanan ateşi korumaktadır. Kırmızı giyinen, yaşlı bir kadındır. Ateşin yayılmasıyla dalgalanan kırmızı ipekten bir kaftanı bulunmaktadır. Genç ve al bir kısrağa binmektedir. Uzun, kırmızı ve örgülü saçları bulunmaktadır. Saçları da ateşi simgelemektedir. Çok büyük göğüslü bir şekilde tasvir edilir. Her ocağa bir koruyucu ruh olarak gönderilir. Yedi oğlu vardır ve hepsi Ateş Tanrısı’dır. Yeryüzündeki ilk ocağı ise Ülgen’in kızları yakmıştır ve Od Ana’ya emanet etmiştir.

Od Ana, dokuz ateş ırmağının kavşağında, dokuz köşeli bakır bir evde yaşamaktadır. Bu evin ise ülkenin koruyuculuğunu simgelediğine inanılmaktadır.

Filozof Bügü Kağan

Büğü Tekin ismiyle de bilinir ve Uygurca filozof anlamında kullanılır. Aynı zamanda büyücü ve sihirbaz olarak da adlandırılır. Savaşçı bir kağan değildir ve Mani dinini, Uygurların resmi dini olarak kabul etmiştir. Bu dinin mensupları ise beyaz bir elbise giymektedir.

Tek Gözlü Dev Tepegöz

Türk mitolojisi yaratıkları arasında yer alan tek gözlü bir devdir. Kaf Dağı’nda yaşar ve annesi, alageyik şekline girebilen bir peridir. Bu perinin, bir çobanla birleşmesinden doğmuştur. Mitolojide bu dev, bazen kadın bazen de erkek olarak tasvir edilir. Büyülü bir yüzük taşır. Yalnızca gözünden vurularak öldürülür ve bedeninin diğer kısımlarına silah işlememektedir. İnsan eti yer ve insan kemiklerinden örülmüş bir kalede yaşar. Aynı zamanda bazen demir kıyafetli olarak anlatılır. Kirgis adını taşıyan bir tepegöz ise en tehlikelisi olarak bilinir.

Bir Dede Korkut masalında ise kılıcın kesmediği, okun işlemediği bedeni olan, yalnızca gözünden zarar gören, çobandan olmaz, periden doğma bir canavardan bahsedilir. Basat isimli kahraman bu canavarı öldürür.

Deniz Tanrıçası Geyik Tanrıça

Göktürklere ait bir mitolojide, atalarından birisinin bir mağarada ak geyik kılığına giren bir deniz tanrıçası ile ilişkisi olduğu anlatılmaktadır. Nesillerinin kurttan geldiğini söyleseler bile dişi bir ak geyiğin rol oynadığını da söylerler. Bu nedenle de geyik tanrıça veya deniz tanrıçası olarak anılan, yol gösterici dişi bir geyik vardır.

Geyik Tanrıça’nın kafasında geyik boynuzu bulunmaktadır. Aynı zamanda kanatları vardır ve siyah örgülü uzun saçlarıyla tasvir edilir.

Yol Gösterici ve Savaşçı Gök Kurt

Bozkurt olarak bilinen Gök Kurt; Türk, Moğol ve Altay mitolojisinde kutsal hayvandır. Aynı zamanda ulusal semboldür. Yol gösterici, kutlu kurt gibi isimlerle de anılır. Türk ve Moğol boylarının ortak ongunudur. Göktürklerin, mavi bayraklarında da kurt başı resmi vardır. Bozkurt, gökyüzünü temsil etmektedir. Savaşçılığı, özgürlüğü, doğayı da temsil etmektedir. Türk ulusunun başına bir kötülük geldiğinde ortaya çıkarak yol gösterdiğine inanılmaktadır.

Kurttan süt emen çocuğun hikayesi de 6. yüzyıla kadar betimlenmiştir. Erenlerin ve evliyaların, bazen kurt kılığına girdiğine inanılmaktadır. Türk ve Hilal taktiği neden yarım çember ile düşmanı alt etme yöntemi de kurtlardan öğrenilen bir yöntemdir. İlk defa Türkler uygulamıştır.

Bozkurt, Türklerin ulusal sembolüdür ve tarih öncesi zamanlardan beri kutsal görülmektedir. Bunun nedeni ise bir bozkurdun soyundan geldiklerine inanmalarıdır. Bugün ise Türk milliyetçiliğinin sembolüdür. Cumhuriyet’in ilk yıllarında Türk paralarının üzerine Bozkurt resmi basılmıştır.

Birçok destana, bozkurt konu olmuştur. Türeyiş Destanı‘nda erkek kurt önemli bir rol oynamaktadır. Hiung-nu tanyusu iki güzel kızını Tanrı’ya sunmak istemiş. Bu nedenle ülke sınırında yüksek bir kule yaptırmış ve Tanrı’ya kızlarını almak için yalvarmış. Onları kuleye bırakmış ve bir yaşlı kurt kulenin dibindeki mağaraya yerleşmiş. Kızlardan birisi kurdu Tanrı zannetmiş ve onun karısı olarak çocuğunu doğurmuş.

Bozkurt Destanı olarak bilinen Aşina’nın yaratılış destanı da bilinen efsanelerdendir. Bu efsaneden Asena başlığında bahsetmiştim. Ayrıca Han Kitabı’nda yer alan Vusun Destanı’nda karganın etle, kurdun ise sütle beslediği bir çocuktan bahsedilmektedir.

Ergenekon Destanı ise Göktürk destanıdır ve Börte Çene’ye erkek bir kurt rehberlik etmiştir.

Yiğitliğin Sembolü Alp Er Tunga

Efsanevi bir Türk kahramanıdır ve Saka Hanı olarak da bahsedilmektedir. Tunga kelimesi, yırtıcı ve leopar cinsinden bir hayvana verilen isimdir. Yiğitliği sembolize ettiği için Alplara verilmektedir. Uzun saç, Alplarda semboliktir ve bu hayvanların postları giyilmektedir. Postlar ise savaşçılığı sembolize etmektedir. Alp Er Tunga, iki leopar ile resmedilmektedir ve kıyafeti de bir posttur. Postun dişleri de başının üzerinde görünmektedir.

Alp Er Tunga, Türkler dışında Selçukluların 33 atasından birisidir.Yeraltında 100 sütunlu demir bir sarayda yaşar ve Alpar ismiyle anılır. Turancılara göre Türklerin eski atalarının soyundan gelmektedir. Divan-ı Lügati’t-Türk, Kutadgu Bilig ve İran destanı olan Şehname’de bahsedilen kahraman Efrasiyab ile aynı kişi olduğu belirtilmektedir.

Yeraltının Yılanları Abra ve Yutpa

Türk ve Altay mitolojisi yaratıkları arasında yer alan yeraltı yılanlarıdır. Abra yerine; Abura ve Apra isimleri de kullanılır. Yutpa yerine de Yutma ve Utma isimleriyle anılırlar. Yeraltındaki büyük denizde yaşayan, ejderhaya benzeyen iki dev yılandır. Başları, timsaha benzer ve çatal kuyrukları bulunur. Dört ayaklıdırlar ve parlak bakır renkli gözleri vardır. Erlik’in sarayını koruduklarına inanılır ve onun hizmetkarlarıdır. Bazı kaynaklara göre de Toybadım Irmağı‘nın kıyısında yaşayan canavarlardır.

Gıdıklayan Orman Cini Arçura

Türk ve Çavuş mitolojilerindeki orman cinidir. Arçuray ve Arçuri gibi isimlerle de anılmaktadır. Şeytani ve kötücül bir varlıktır. Uzun saçları olan, kara görünümlü, kıllı vücutlu bir mitolojik karakterdir. Üç kolu ve bacağı vardır. Öldürmeyen ama insan bedenine zarar veren Arçura’nın insanları gıdıklayarak öldürdüğüne inanılmaktadır. Kızıl gözlü olduğu ve at sırtında dolaştığı bilinmektedir. Aksakallı bir adam, yayınbalığı, kuş ve keçi kılığına girebilir. Genellikle erkek görünümlü tasvir edilmektedir.

Yaşam Kaynağı Toprak Ana

Türk ve Altay mitolojisinde, Toprak Tanrıçası‘dır. Besleyici, barındırıcı ve yaşam vericidir. Göğün 3. katında oturmaktadır ve sekiz köşeli evi vardır. Kutlu ve güçlü mitolojik karakterlerdendir. Evrenin ruhu olarak tanımlanır ve her arazinin bir iyesi olduğuna inanılır. Türk boylarında eril bir varlık olarak görülür ve Anayurt kavramının simgesidir.

Yoldan Çıkartan Cin Azmıç

Türk ve Balkar mitolojilerinde, Kayıp Cini veya Yol Cini olarak tanımlanır. Aznıç ve Azıtkı isimleriyle de anılır. Şeytani bir ruhtur ve belli bir görüntüsü tasvir edilmemektedir. İnsanın düşmanıdır ve tek başına yola çıkan insanları kurban seçmektedir. İnsana, tanıdık biriymiş gibi seslenir ve insan dönüp baktığı zaman Azmıç’un buyruğu altına girer. Daha sonra da Azmıç bu insanı, kayalıklardan aşağı atar.

Dokuz Yıl Savaşan Bükrek ve Sangal

Türk ve Altay mitolojilerinde birbiri ile savaşan iki ejderhadır. Savaşırken, Yin-Yang sembolünü anımsatırlar. Bükrek; Bukra ismiyle de bilini ve iyiliği temsil eder. İnsana zarar vermeyen ve yardımcı olan ejderhadır. Kanadı yoktur ve uçamaz. Denizleri birbirine bağlayan büyük denizde yaşar. Sesinin güzel olduğuna ve kötü ejderhaları kaçırdığına inanılır. Sangal ise kötülüğü temsil eder ve Bükrek ile dokuz yıl süren savaştayenilmiştir.

Derelerin Koruyucusu Çay Ninesi

Türk ve Azeri mitolojisinde derelerde ve çaylarda yaşadığına inanılan ruhani varlıktır. Çay iyesinden türeyen bir kelimedir. Yaşlı kadın görünümünde olduğuna inanılır. Aynı zamanda köprüden geçerken suya çok bakılması durumunda sinirlendiği ve insanın başını döndürdüğü söylenir. Başı dönen insanın, gözünün kararıp çaya düştüğü şeklinde bir efsane vardır. Suya çöp atmak gibi Çay Ninesi’ni sinirlendiren durumlar dışında insana zarar vermediği bilinir.

Tepegözün Kardeşi Demirkıynak

Yaztırnak, Demirtırnak gibi isimlerle de anılır ve Tepegözün kızı veya kız kardeşi olarak tanımlanır. Korkunç sesler çıkartan, bu sesle insanların delirmesine yol açan, pis kokulu bir yaratıktır. Efsaneye göre Bigadiç dağlarında yaşamaktadır. Sudan korkan ve bu nedenle onu görünce suya giren insanlara zarar veremediğinden de bahsedilmektedir. Çelik gibi tırnaklı, kıllı vücutlu, kahverengi derili olarak tasvir edilir.

Kanatlı At Tulpar

Pegasus’a benzeyen, kanatlı at figürüdür. Kırgızların Manas Destanı‘nda adı geçer ve rüzgardan hızlı oldukları söylenir. Ayrıca Kazakistan’da yapılan bir arkeolojik çalışmada keşfedilen Esik Kurganında bulunan altın elbiseli adamın başlığında tulpar figürü bulunmaktadır. Türk, Kırgız ve Altay mitolojilerinde adı geçmektedir. Genel olarak beyaz veya siyah olarak tek renkte bir attır.

Beyaz kanatları olan Tulparların, Tanrı tarafından yiğitlere yardımcı olması için yaratıldığına inanılmaktadır. Kanatlarını ise yalnızca karanlıkta, büyük engellerle karşılaştığında ve mesafeleri aşarken açtığı bilinir.

İlk Part İçin Tıklayın

güldeniz isak

Kendi halinde bir Mühendis (inşaat)
Gezmek, Eğlence ve Para harcamak en sevdiği şeyler 🙂

Sosyal Medyada Paylaşın:
Etiketler:
ilginc
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
Uriah – Bölüm 21-22 (Türkçe) – Hayalistic: […] Önceki BölümSonraki Bölüm […]
2019-11-21 19:26:48
2019-11-21 19:25:17
Sincerely: I Became a Duke’s Maid [날것: 공작가의 하녀로 빙의했습니다] 1. Bölüm – Hayalistic: […] […]
2019-11-21 19:15:28
Uriah – Bölüm 29-30 (Türkçe) – Hayalistic: […] Önceki Bölüm […]
2019-11-21 19:04:21
Uriah – Bölüm 27-28 (Türkçe) – Hayalistic: […] Uriah – Bölüm 29-30 (Türkçe) - 21/11/2019 […]
2019-11-21 19:02:14
2019-11-21 18:12:46
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.