100 Days My Prince

100 gününü değil her gününü izlemek isteyeceğiniz bir aşk…

Dizi Adı: 100 Days My Prince – Prensimle 100 gün

Tür: Romantik, komedi, tarih

Oyuncular: Do Kyung-Soo, Nam Ji-Hyun, Cho Seong-Ha, Kim Sun-Ho

Yapım Yılı: 2018

Bölüm: 16

Konusu: Soylu bir genç kız olarak dünyaya gelen Han So-Hee mutlu bir ailede yaşayan küçük bir kızdır. Abisinin arkadaşı olan Lee Yool ise prens bir babadan olma yarı prenstir. Han So-Hee(Yoon So-Hee) ve Lee Yool kaderin acı yazgısına kurban etmeden önce traji komik bir şekilde tanışırlar abisinin ve Lee Yool Han So-Hee yı kışkırtarak köy civarlarında Mak Gae adında canavar olarak nitelendirilen kişinin evine gaz vererek onu uyarmak için yönlendirilir (So-Hee cabbar bir kız ve de tabi ki küçük bilmiş) ancak karşılarına çıkan ürkütücü beyefendi karşısında bizim cesur gençlerimiz dayanamaz ve erkekliğin yüzde doksanının kaçmak olduğuna inanarak tüyerler. Fakat So-Hee adamla yanlız kalmıştır. Evine geri dönen cesur mu cesur Lee Yool umuzun içi rahat etmez kızı kurtarmak için yağmur çamur demeden başlar koşmaya 🙂

Kızı kışkırtarak Mak Gae bin üstüne salmaya çalışıyorlar 😊
Bu ürkütücü beynimiz😉
İçi rahat etmeyen cesur çocuk 😉

Ancak hiç beklemediği bir şeyle karşılaşır Lee Yool. Bir de bakmıştır ki küçük hanımefendi oturmuş Mak Gae yle tavuk yiyor. Birde buna öğütler vermez mi! Küçük Yool buna dayanamaz ve kaptırıverir gönlünü bu cabbar kıza..

Mak Gae ye gülmeyi öğretiyor 😂
Bizim ki de şaşkınlıktan küçük dilini yutacak 😂

Artık eve gitme vakti çoktan gelmiş çünkü So-Hee yı her yerde arıyorlar ancak o unutulmaz sahne (ve her kore dizisinin vazgeçilmezi) kiraz çiçeği yakalama ve ardından gelen evlilik teklifi ve kısacık itiraf 😍

Klişelerden😉
Kiraz ağaçlarından hoşlanır mısın diye sorarken ansızın gelen cevap ‘ben senden hoşlanırım’ ‘seninle evleneceğim’
Tabi bizim kız şok-iptal 🙂

Ancak bu kadar aşk böcüklüğü içerisinde kader ansızın ağlarını örmüştür….

Şeytan mı şeytan gıcık mı gıcık sinsi mi sinsi bir saray görevlisi Lee Yool un babasının aklını çelerek onu kral olmaya ikna eder ancak bazı şartlar vardır..

Lee Yool un karabahtlı annesi 😢
Pis gıcık kötü adam👿 Kim Cha-Eo
Vee bir saf kral adayı daha👏

Şartlar ilk olarak Lee Yool un annesini uzaklaştıracak ve kendi kızıyla Lee Yool evlenecek ve tabi ki her yer kana bulancak. Bu kana bulanma işi gerçekten de en çok Lee Yool a zarar verecek çünkü hedef So-Hee bin ailesi çünkü o zamandaki kralın yakınları ve yandaşları olduğundan vatan hainligi suçuyla bütün aile katledilmek zorunda. Hiç bir şeyden haberi olmayan Lee Yool eve döndüğünde babasının sert uyarısıyla karşılaşır ve asla dışarı çıkmaması gerekirken kendini So-Hee bin evinin önünde bulur ancak Kim Cha-Eo çoktan harekete geçmiş ve aileyi katletmeye başlamıştır tam So-Hee ve Yi-Suh(abisi) öldürecekken Lee Yool araya girerek onların kaçmasına yardımcı olur. Ancak pes etmeyen Cha-Eo kızı ve abisini takip ettirir. Abisi kardeşini kurtarmak için kendini feda eder ancak So-Hee onu bırakmak istemez ve bu esnada birbirlerine söz verirler. Ayrıldıkları köprüde her ayın 15 nde buluşmak için sözleşirler..

Bu anılarla aradan yaklaşık 16 yıl geçmiştir ve bu süre zarfından Lee Yool veliaht prens olmuş annesi sürgün edilmiş, zorla evlendirilmiş ( Cha-Eo nun kızıyla) ve hiç gülmeyen her şeyden şikayet eden sadece eğitimine kafa yoran bir prens haline gelmiştir. (Ayrıca sevdiği kızın da öldüğü söylenmiş ve darbe üstüne darbe yemiştir)

Oldukça bilgili ancak hiç gülmeyen Lee Yool
Bütün çalışanlara kök söktürüyor..
Çünkü istemediği biriyle evli ve bu kişi aynı zamanda sevdiği kızın katilinin kızı..

So-Hee ise kaçmayı başarmış küçük fakir bir kasabada yanlız yaşayan bir adam tarafından evlat edinilerek yeni bir kimlikle yaşamına devam etmiştir. O artık So-Hee değil Hong-Sim dir. Hong-Sim 30 yaşına gelmiş ancak hala evlenmemistir. Bu nedenle bütün herkes tarafından hor görülmektedir. Ancak ona göz diken üç tane karısı olan zengin bir tüccar da yok değildir hani. Hayatını güç bela para kazanarak abisini bekleyerek devam ettiren Hong-Sim birde bu evlilik meseleleriyle uğraşmak zorundadır. Bu esnada sarayda işler oldukça karışıktır..

Saray saray değil zindandır adeta Lee Yool için her gününü sayarak ve nefret ederek geçirir. Zorla evlendiği veliaht prensesle şimdide zorla gerdeğe sokulmak istenir. Birde senelerdir yağmayan yağmur halkın belini bükmüş ve hurafelerle yağmurun yağmadığıni ve olmayacak şeylere bel bağlayarak yagmurun yağması için ellerinden geleni yapmaya çalışırlar (kafayı veliaht prensin gerdeğe girmemesiyle takmışlardır kısacası) derken daha fazla sessiz kalamayan kral ülkede salık verir ve bütün evlenmemiş kızlar evlenmemiş erkeklerle evlendirilecek evlenmeyenlere ağır ceza uygulanacaktır. Bu olay da bizim Hong-Sim in başına patlar ve tüccar onu tehdit etmeye başlar . Onun elinden kurtulmak için beyaz bir yalan uydurur Won Deuk adında bir sözlüsü olduğunu ve askere gittiğini ona söz verdiğini söyler buna inanmak istemeyen görevliler ve tüccar kanıtlaması için zaman verir.

Gözü doymayan tüccar
Zavallı fakir babamız

Ancak sarayda işler daha da kızışmıştır. Veliaht prens neden bu kadar gerdeğe zorlandığını anlamamış üstelik ansızın rahatsızlanmasının nedenini de anlamıştır. Lee Yool yavaş yavaş zehirleniyor ve de hala anlayamadığı şeylerden dolayı kafası daha da karışmaya devam ediyordur. Ancak ansızın bir şey öğrenir ki bunun karşısında nasıl bir strateji yapacağına zaman karar vermesini istemiştir. Öğrendiği şey ise veliaht prensesin hamile oldugudur ancak hiç gerdek gecesi yaşamamışlardır. İntikam soğuk yenen bir yemektir edasıyla yavaş yavaş hareket etmeye karar verir ancak diğerleri boş durur mu ? Prense bir suikast düzenlerler onu ülkenin bir ucuna kargaşa ortamını düzeltmek için yollarlar sözde ancak veliaht prensi bir pusu bekliyordur(aslında bunu biliyordu prensimiz hatta babasına geri döndüğümde farklı olacak deyip gitmisti ancak yine de kurtulamadı) En yakın dostu ve silah arkadaşı sayesinde hayatta kalır prens kıyafetlerini değiştirmisler ancak ölümcül yara almadan yine de kurtulamamıştır. Kadere bakın ki onu bulan bizim merhametli ancak fakir babamız prensimizi kurtarır. Peki sonra ne olur dersiniz bizim prens iyllilesir ancak hafızasını kaybeder. E kızımıza da bir Won Deuk lazım koca veliaht prens olur fakir köylü Won Deuk..

Olaylar arka arkaya ve heyecan dolu gelişen bir dizi film. Kötü adamlar entrika heyecan ve tabi ki aşk izlerken çok keyif aldığım ve sizinde keyif alacağınızı düşündüğüm bir dizi iyi seyirler dilerim..

Dizi hakkında öznel yorum:

Gerçi bütün diziyi anlatırken yorumum hat safhaya ulaştı ancak bir kaç komik ve izlenilesi en güzel sahnelere değinmeden yapamayacağım..

Öncelikle dizi de ki en komik sahnelerden bahsedeceğim;

Her daim prensin yanında olan ve sapsikleriyle gülme krizine neden olan bir yardımcı 😁 Veliaht prensimizin de tabi ki meşhur sözü 😂 bu söz öyle ki artık Lee Yool la özdeşleşmiş bunu duyunca diyorsunuz ki heh Veliaht Prens geldi😉
Dizideki şüphesiz en komik karakterlerden biri o dur. Evliliğe farklı boyut getiren saf kalpli enişte 😂
Ve tabi ki yüzünüzü her daim gülümsetecek Won Deuk.

Gelelim benim en çok etkilendiğini ağlamamak için kendimi zor tuttuğum ve hayatın anlamını sorgulatan sahnelere;

Küçük bir çocuğun annesinden zorla koparılarak tek başına büyütülmesi o dönemin hem acımasız hem de yürek burkan yanıdır. Hele ki anne diye ağlayan bir çocuk (belki de oğlumu düşündüğüm için 😢) beni en çok üzen sahnelerden biriydi.
Bir diğer yürek burkan sahneyse küçüklüğünden beri birlikte olan silah arkadaşlığı yapan iki arkadaşın iki kardeşin hazin sonu ve arkadaşının onun hayatı için kendini feda edişi..
Bu ağlama öyle içten di ki etkilenmemek elde değil..
Bu oppanın ise hikayesi insanı hem düşündürüyor hem kızdırıyor ancak ayrıntıya girersem kızabilirsiniz çünkü anlatırsam hiç izlemeyin daha iyi 🤣

Vee gelelim o aşkın en güzel hissedilen sahnelerine…

En baştan sona kadar insanı ısıtan bir aşk vardı aralarında hem dalgacı (‘ahmak’ deyişleri) hemde düşünceli aşıklar onlar..
Ama hiç şüphesiz su sahne en bayıldığım sahnelerden biridir❤️

Bütün bu yaşananlardan sonra tabi ki mutlu sonu hakediyor benim güzel çiftin❤️❤️

Çok cesur olan Hong-Sim ilk araştırma dedektiflik bürosunu kurmuştur zamanında ve prensin evlilik teklifine rağmen kabul etmez ( kendince sebepleri var) ancak prensimiz Hong-Sim olmadan acılar içinde kıvranır ve onca yıldır da zaten bunları kaleme almistir. Bu nedenle Hong-Sim in bulması için(aslında ona görev veriyor) bu defterleri saklar. Ve bu içten gelen acıklı hikayeleri okuyan Hong-Sim prensi böyle bırakmaz (zaten dünden razı aslında)
Prensin gittiğini düşünen Hong-Sim bir anda karşısında bulur (yukarıdaki zıpır gençlerde onlara efekt yapıyor 😊)
Vee son !!