Hayalistic

토끼의 간 ( Tavşanın Karaciğeri)

 Yeni kitabımıza merhaba deyin!! ^^
Hikayemizin konusu şöyle 🙂
Kaplumbağa kralın sağlığını düzeltmek için tavşanın karaciğerini bulmaya karaya çıktı.
Kaplumbağa tavşanla tanışıp birlikte saraya döndüler. Ama tavşan kralın
önünde karaciğerinin olmadığını söyledi. Tekrar karaciğerini bulmak için kaplumbağa ile tavşan karaya
çıktılar. Kaplumbağa tavşanın karaciğerini bulabilecek mi?
Bugün canım çok sıkıldığından ötürüsü biraz kitap çevireyim dedim ^^ İvit başlayalım uzatmadan 🙂

바닷속에 여러 가지 동물들이 살고 있었습니다.
Denizin altında çeşitli hayvanlar yaşıyordu.
동물들은 바다에서 평화롭게 살고 있었습니다.
Hayvanlar denizde barış içinde yaşıyordu.

어느 날 바닷속 동물이 한자리에 모였습니다.
Bir gün deniz altı hayvanları bir yerde toplandılar.
거북이 말햇읍니다.
Kaplumbağa konuştu.
“용왕님이 많이 아프세요.
어떤 약도 소용이 없어요.”
“Kralımız çok hasta.
Herhangi bir ilaç da fayda etmedi.”
동물들은 걱정을 했습니다.
Hayvanlar endişelendiler.

그때 장어가 말했습니다.
O an yılan balığı konuştu.
“제가 훌륭한 의사를 알아요”
“Ben iyi bir doktor biliyorum.”
장어는 이사를 데리고 왔습니다.
Yılan balığı doktoru alıp geldi.
용왕님을 본 의사는 이렇게 말했습니다.
Kralı gören doktor şöyle dedi
“큰 병에 걸렸군요!”
“Büyük bir hastalığa yakalanmış!”
이 말을 들은 동물들은 모두 울기 시작해씁니다.
Bu sözü duyan hayvanalrın hepsi ağlamaya başladı.
그때 의사가 말했습니다.
O an doktor konuştu.
“그런데 한 가지 방법이 있어요.
토끼의 간을 먹으면 병이 나을거예요.”
“Ama bir yolu var.
 Tavşan karaciğeri yerse sağlığı yerine gelecektir.”
거북이 의사에게 물었습니다.
Kaplumbağa doktora sordu.
“토끼의 간이요?”
Tavşan karaciğeri?”
의사가 거북에게 말했습니다.
Doktor kaplumbağaya söyledi.
“네. 토끼는 땅에 사는 동물이에요.
귀와 뒷다리가 길고 앞다리와 꼬리가 짧아요.”
“Evet. Tavşan karada yaşayan hayvandır.
Kulakları ve arka bacakları uzun ön bacakları ve kuyruğu kısadır.”
그 말을 듣고 거북이 말했습니다.
O sözü duyan kaplumbağa konuştu.
“제가 꼭 토끼를 찾아오겠습니다.”
“Ben mutlaka tavşanı bulacağım.”
거북은 토끼를 찾으러 땅 위로 올라갔습니다.
Kaplumbağa tavşan bulmaya karaya çıktı.
거북은 한 동물을 만났습니다.
Kaplumbağa bir hayvanla tanıştı.
그런데 그 동물은 앞다리가 짧지만 꼬리가 길었습니다.
Ama o hayvanın ön bacakları kısa olmasına rağmen kuyruğu uzundu.
거북은 실망했습니다.
Kaplumbağa hayal kırıklığına uğradı.
그때 동물 한 마리가
O an hayvanın biri
거북의 앞에 지나갔습니다.
Kaplumbağanın önüne çıktı.
그 동물은 귀와 뒷다리가 길고
O hayvanın kulağı ile arka bacağı uzun
앞다리와 꼬리가 짧았습니다.
Ön bacağı ve kuyruğu kısaydı.
바로 토끼였습니다.
Bu tam bir tavşandı.
토끼를 본 거북은 아주 기뻤습니다.
Tavşanı gören kaplumbağa çok mutlu oldu.
거북이 토끼에게 말했습니다.
Kaplumbağa tavşana seslendi.
“안녕하세요?
저는 당신을 만나러 바다에서 왔어요.”
“Merhaba?
Ben seni görmek için denizden geldim.”
“당신은 땅 위에서 제일 똑똑한 동물이에요.
Sen karadaki en zeki hayvansın.
그래서 용왕님이 당신을 초대했어요.”
Bu yüzden kral seni davet etti.”
거북은 계속 토끼에게 말했습니다.
Kaplumbağa sürekli tavşana konuştu.
“저하고 같이 용궁에 가요.
Benimle birlikte saraya gel
용궁에 가면 맛있는 음식과 선물을 받을 스 있어요.”
Saraya gelirsen lezzerli yemek ve hediye alabilirsin.”
토끼는 거북의 말을 듣고
Tavşan kaplumbağanın sözlerini dinledi ve
기분이 좋아졌습니다.
Hoşuna gitti.
그리고 용궁에 가고 싶다고
Ve saraya gitmek istediğini
생각했습니다.
Düşündü.
그래서 토끼는 거북의 등에 탔습니다.
Bu yüzden tavşan kaplumbağanın sırtına bindi.
거북은 토끼와 함께 바닷속으로 들어갔습니다.
Kaplumbağa tavşan ile birlikte deniz altına geri döndü.
“와! 바닷속은 정말 멋있군요!”
“Wauw! Deniz altı gerçekten havalıymış!”
거북과 토끼는 용궁에 도착했습니다.
Kaplumbağa ile tavşan saraya ulaştılar.
그때 갑자기 동물들이 나타나 토끼를 잡았습니다.
O an aniden hayvanlar belirerek tavşanı yakaladılar.
그리고 용왕님께 토끼를 데리고 갔습니다.
Ve krala tavşanı alıp gittiler.
토끼는 깜짝 놀랐습니다.
Tavşanın ödü kopmuştu.
용앙님께서 토끼에게 말했습니다.
Kral tavşana konuştu.
“내 약으로 너의 간이 필요하다.”
“Benim ilacım için senin karaciğerin gerekli.”
토끼는 무서웠습니다.
Tavşan korktu.
그때 토끼에게 좋은 생각이 났습니다.
O an tavşanın aklına iyi bir fikir geldi.
그래서 토끼는 용앙님께 말했습니다.
Bu yüzden tavşan krala konuştu.
“용왕님은 정말 좋은 분이세요.
Kral gerçekten iyi biri.
저도 용왕님께 꼭 제 간을 드리고 싶어요.”
Ben de krala gerçekten karaciğerimi vermek istiyorum.”
토끼는 슬픈 얼굴로 말했습니다.
Tavşan üzgün yüzüyle konuştu.
“하지만 지금 저한테 간이 없어요.
Ama şuan bende karaciğer yok.
제 간을 달라고 하는 사람들이 많아서 깊은 산 속에 간을 숨겨 두었어요.
Benim karaciğerime sahip olmak isteyen insnalar çok olduğu için dağların derinlijlerine karaciğerimi sakladım.
제가 다시 땅 위로 가서 간을 가지고 오겠어요.
Ben tekrar karaya gidip karaciğeri alıp geleceğim.”
그래서 거북과 토끼는 다시 땅 위로 올라왔습니다.
Bu yüzden kaplumbağa ile tavşan tekrar karaya çıktılar.
거북이 토끼에게 말했습니다.
Tavşan kaplumbağaya konuştu.
“어서 간을 찾아서 용왕님께 가요.”
Gidip karaciğerini bulup krala gidelim.”

그러자 토끼가 갑자기 도망치면서 말했습니다.
Sonra tavşan kaplumbağadan uzaklaşarak konuştu.
“바보 같은 거북아!
Aptal kaplumbağa!
간이 없는 동물이 어떻게 살 수 있니?”
Karaciğeri olamayan hayvan nasıl yaşayabilir? ”
토끼는 웃으면서 멀리 도망쳤습니다.
Tavşan gülerek uzaklaştı.

“아이고, 내가 토끼한테 속았구나!
Aiiigoooo, ben tavşan tarafından kandırıldım!
토끼의 말을 믿지 말았어야 했는데…..”
Tavşanın sözlerine inanmamalıydım… “
거북은 후회면서 말했습니다.
Kaplumbağa pişmalıkla konuştu.
 -The End-
🙂
Bugünkü hikayemizden ne anladıkkkk.. Bi zeki sen değilsin! Akıllı ol! ^^
Bir sonraki hikayemizde görüşmek üzere. ^^
Bu kayıt “fulyayeliz.blogspot.com” için hazırlanmıştır. İzinsiz kullanılması kesinlikle yasaktır..
~(≧▽≦)~
Fulya Yeliz